Ana içeriğe geç
· 6 dk okuma

"Yetersizim" Olumsuz İnancı ve EMDR Terapisi: Aslında Yetersiz Değilsiniz, Öyle Hissediyorsunuz

Berk Alaca

Klinik Psikolog

EMDR & Travma

"Yetersizim" Hissi Neden Bu Kadar Tanıdık?

"Ne yapsam yetmiyor." "Herkes yapabiliyor, ben neden yapamıyorum?" "Aslında bu işi hak etmiyorum, er ya da geç fark edecekler."

Bu cümleleri kendinize söylediğiniz anları düşünün. Bir toplantıda söz almaktan çekindiğiniz, bir başarınızı "şans" olarak nitelendirdiğiniz ya da bir ilişkide kendinizi hep "yeterince iyi olmayan" taraf olarak gördüğünüz o anları. Eğer bu satırlar size tanıdık geliyorsa, yalnız değilsiniz.

"Ben yetersizim" inancı, klinik pratikte en sık karşılaşılan olumsuz temel inançlardan biridir. Bu inanç, kişinin kendini olduğu gibi kabul etmesini engelleyen, hayatın pek çok alanında görünmez bir fren görevi gören derin bir şemadır. Önemli olan şu: Bu bir gerçek değil, bir histir. Ve bu his, genellikle çocukluk döneminde yaşanan belirli deneyimlerle şekillenir.

EMDR terapisi (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), işte tam da bu tür derinlere kök salmış olumsuz inançları dönüştürmek için geliştirilmiş, kanıta dayalı bir psikoterapi yöntemidir. Bu yazıda, "yetersizim" inancının psikolojik kökenlerini, günlük hayata etkilerini ve EMDR terapisinin bu inancı nasıl dönüştürdüğünü klinik deneyimlerimden örneklerle ele alacağım.

"Yetersizim" İnancı Nereden Geliyor?

"Ben yetersizim" inancı bir sabah uyanıp karar verdiğimiz bir düşünce değildir. Bu inancın kökleri genellikle çocukluk ve ergenlik dönemine uzanır. Adaptif Bilgi İşleme modeline göre, erken dönem deneyimler kişinin kendine, başkalarına ve dünyaya dair temel şemalarını oluşturur.

Yetersizlik inancını besleyen tipik yaşam deneyimleri şunlar olabilir:

Eleştirel ya da mükemmeliyetçi ebeveyn tutumları: Çocuğun başarılarının yeterince takdir edilmemesi, sürekli "daha iyisini yapabilirsin" mesajı alması, kardeşlerle ya da diğer çocuklarla kıyaslanması. Bu mesajlar, çocuğun zihninde "ne yapsam yetmiyor" şemasını oluşturur.

Okul ortamında yaşanan deneyimler: Öğretmen tarafından sınıf önünde eleştirilme, akademik başarısızlığın aşağılanmayla sonuçlanması, akranlar tarafından dışlanma ya da alay edilme. Bu tür deneyimler çocuğun hafızasında yoğun utanç ve yetersizlik duygusuyla birlikte depolanır.

Duygusal ihmal: Çocuğun duygusal ihtiyaçlarının karşılanmaması, duyguların görmezden gelinmesi ya da küçümsenmesi. "Ağlamayı kes", "abartıyorsun", "erkek adam ağlamaz" gibi mesajlar, çocuğa dolaylı olarak "senin duyguların önemli değil, sen önemli değilsin" mesajını iletir.

Travmatik yaşam olayları: Kayıp, ayrılık, doğal afet, kaza, istismar gibi büyük travmatik olaylar, kişinin kendini çaresiz ve yetersiz hissetmesine neden olabilir. Özellikle bu olaylar sırasında kişinin "bir şey yapamamış" olması, yetersizlik inancını pekiştirir.

Önemli bir ayrıntı: Bu deneyimlerin "travma" sayılması için büyük, sarsıcı olaylar olması gerekmez. EMDR literatüründe "küçük t travma" olarak adlandırılan, tekrarlayan duygusal örselenmeler de yetişkinlikte güçlü olumsuz inançlara zemin hazırlar. Bir çocuğun sürekli olarak "sen beceremezsin" mesajını alması, tek başına bir travmatik olaya eşdeğer bir etki yaratabilir.

Yetersizlik Hissi Günlük Hayatı Nasıl Etkiler?

"Ben yetersizim" inancı, kişinin farkında bile olmadan hayatının pek çok alanını şekillendirir. Bu inanç adeta bir filtre gibi çalışır: Kişi dünyayı, ilişkilerini ve kendini bu filtreden geçirerek değerlendirir.

İş ve kariyer alanında: Yetersizlik inancı taşıyan kişiler genellikle sahip oldukları yetenekleri ve başarıları küçümser. Terfi tekliflerini "hak etmedikleri" düşüncesiyle reddetmeleri, toplantılarda fikirlerini paylaşmaktan kaçınmaları, sürekli olarak "yetersiz kalma" korkusuyla aşırı çalışmaları sık görülür. Bu durum tükenmişlik sendromuna zemin hazırlayabilir.

İlişkilerde: "Ben yeterli değilim" inancı, ilişkilerde sürekli onay arayışına, kıskançlığa ya da tam tersine ilişkiden kaçınmaya neden olabilir. Kişi ya partnerin onu "gerçekten tanıyınca" terk edeceğinden korkar ya da hiç ilişkiye girmeyerek reddedilme riskini ortadan kaldırmaya çalışır.

Karar alma süreçlerinde: Yetersizlik inancı, kişinin kendi yargısına güvenmemesine yol açar. Basit kararlar bile aşırı düşünme, karar verememe ve başkalarının onayını bekleme döngüsüne dönüşebilir.

Bedensel belirtiler: Bu inanç yalnızca zihinsel düzeyde kalmaz; kronik gerginlik, karın ağrısı, baş ağrısı, uyku sorunları, çarpıntı gibi bedensel belirtilerle de kendini gösterebilir. Beden, işlenmemiş duyguların taşıyıcısıdır.

Kaçınma davranışları: Kişi, yetersiz hissettiği durumlardan sistematik olarak kaçınmaya başlar. Yeni bir iş başvurusu yapmamak, sosyal ortamlardan uzak durmak, yaratıcı projelere başlamamak gibi davranışlar aslında yetersizlik inancının korunma stratejileridir.

5. EMDR Terapisinde Olumsuz Çekirdek İnançlarla Çalışma

EMDR terapisi, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Amerikan Psikoloji Birliği (APA) ve Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından travma tedavisinde kanıta dayalı bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Sekiz aşamalı yapılandırılmış bir protokole sahiptir.

Olumsuz çekirdek inançlarla çalışma, özellikle EMDR'ın 3. aşaması (Değerlendirme) ve 5. aşaması (Yerleştirme / Installation) kapsamında gerçekleşir:

Değerlendirme aşamasında terapist, danışanla birlikte hedef anıyı belirler ve bu anıyla bağlantılı olumsuz kognisyonu (örneğin "Ben yetersizim") ile olumlu kognisyonu (örneğin "Ben yeterliyim") tanımlar. Olumsuz inancın ne kadar "doğru hissedildiği" SUD (Subjective Units of Disturbance) ölçeğiyle, olumlu inancın ne kadar "doğru hissedildiği" ise VoC (Validity of Cognition) ölçeğiyle değerlendirilir.

Duyarsızlaştırma aşamasında (4. aşama), danışan hedef anıya odaklanırken terapist çift yönlü uyarım (bilateral stimülasyon) uygular — en yaygın biçimiyle göz hareketleri, ancak dönüşümlü dokunma veya ses uyarımı da kullanılabilir. Bu süreçte anının duygusal yoğunluğu azalır ve beynin doğal bilgi işleme mekanizması yeniden aktive olur.

Yerleştirme aşamasında (5. aşama), duygusal yoğunluk yeterince azaldıktan sonra olumlu kognisyon ("Ben yeterliyim") güçlendirilir. Burada amaç, kişinin bu yeni inancı sadece düşünmesi değil, hissetmesidir.

Bu süreç, basit bir "olumlu düşün" mesajından temelden farklıdır. Olumlu düşünce yaklaşımı, alttaki işlenmemiş anıya dokunmaz. EMDR ise doğrudan kaynağa giderek, inancın duygusal ve bedensel köklerini dönüştürür.


6. "Yetersizim"den "Yeterliyim"e: EMDR Süreci Nasıl İşler?

Tipik bir EMDR çalışmasında "Yetersizim" temasının ele alınışını aşama aşama açıklayayım:

Hazırlık (1-2. aşamalar): Danışanla güvenli bir terapötik ilişki kurulur. Danışan EMDR sürecine dair bilgilendirilir ve gerektiğinde kullanabileceği öz-düzenleme teknikleri (güvenli yer egzersizi, kelebek sarılması gibi) öğretilir.

Hedef belirleme (3. aşama): "Ben yetersizim" inancının en güçlü hissedildiği anılar belirlenir. Genellikle en erken, en yoğun ve en son tetiklenmeyle başlanır. Örneğin, bir danışan için en erken anı "ilkokul 3. sınıfta tahtaya kalktığımda öğretmenin söylediği söz" olabilir; en yoğun anı "patronumun toplantıda beni eleştirmesi"; en son tetiklenme ise "dün akşam eşimle tartışma" olabilir.

İşleme (4-6. aşamalar): Her hedef anı sırasıyla işlenir. İşleme sürecinde danışanlar sıklıkla şu tür geçişler yaşar: "Evet, öğretmenim öyle dedi ama o çocuktum, bugünkü ben değilim" gibi spontan içgörüler; bedensel gerginliğin azalması; anının duygusal yükünün hafiflemesi; "Aslında o kadar da yetersiz değilmişim" hissinin doğal olarak belirmesi.

Kapanış ve yeniden değerlendirme (7-8. aşamalar): Her seans güvenli biçimde kapatılır. Sonraki seansta, işlenen anı yeniden değerlendirilir ve gerekirse ek çalışma yapılır.

Önemli bir not: EMDR'da "yetersizim" inancı, tek başına izole bir hedef olarak ele alınmaz. Bu inancı besleyen anı ağı (memory network) bir bütün olarak ele alınır. Dolayısıyla bir anı işlendiğinde, aynı temayla bağlantılı diğer anılar da genellikle yumuşar — buna EMDR'da genelleme etkisi denir.
8. Ne Zaman Profesyonel Destek Almalısınız?

Her insanın zaman zaman yetersiz hissetmesi doğaldır. Ancak aşağıdaki durumlardan birkaçı sizin için geçerliyse, profesyonel destek almanız faydalı olabilir:

  • Yetersizlik hissi, belirli bir duruma özgü değil, yaygın ve sürekli bir duyguysa
  • Bu his, iş, ilişki veya sosyal yaşamınızda somut kısıtlamalara neden oluyorsa
  • "Mantıken biliyorum ama hissedemiyorum" ifadesini kendinize sık söylüyorsanız
  • Mükemmeliyetçilik, erteleme veya kaçınma davranışları günlük işlevselliğinizi olumsuz etkiliyorsa
  • Çocukluk döneminde eleştiri, ihmal veya duygusal istismara maruz kaldığınızı düşünüyorsanız
  • Bedensel belirtiler (göğüste sıkışma, midede gerginlik) performans durumlarında sıkça ortaya çıkıyorsa

EMDR terapisi, bu tür olumsuz çekirdek inançlarla çalışmada etkili ve kanıta dayalı bir yöntemdir. Ancak her terapi sürecinde olduğu gibi, EMDR'ın sizin için uygun olup olmadığına ilk değerlendirme görüşmesinde birlikte karar veririz.

Çekmeköy, Taşdelen,Alemdağ ve çevresinde  EMDR terapisi almak veya olumsuz inançlarınız hakkında konuşmak isterseniz, iletişim sayfamdan bana ulaşabilirsiniz.

10. Kaynakça

  • Shapiro, F. (2018). Eye Movement Desensitization and Reprocessing: Basic Principles, Protocols and Procedures (3rd ed.). Guilford Press.
  • World Health Organization. (2013). Guidelines for the Management of Conditions Specifically Related to Stress. WHO.
  • American Psychological Association. (2017). Clinical Practice Guideline for the Treatment of Posttraumatic Stress Disorder (PTSD) in Adults. APA.
  • De Jongh, A., et al. (2024). The AIP model as a theoretical framework for the treatment of personality disorders with EMDR therapy. Frontiers in Psychiatry, 15, 1331876.
  • Hase, M., et al. (2017). The AIP model of EMDR therapy and pathogenic memories. Frontiers in Psychology, 8, 1578.
  • Morgan, S. (2021). Inclusive Negative and Positive Cognitions and Emotions List. EMDRIA. Adapted from Shapiro, F. (2018).
#TERAPİ ALEMDAĞ #TERAPİ TAŞDELEN #TERAPİ ÇEKMEKÖY #emdr alemdağ #emdr taşdelen #ozguven